ABD’nin İsrail’le işbirliği içinde yürüttüğü İran Politikası, Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasına neden olurken; ortaya çıkan sonuçlarıyla küresel ekonomide büyük bir kargaşaya yol açtı.
Yaşanan gelişmelerin etkilediği bir diğer işkolu ise; sanat ticareti oldu. Körfez Bölgesinin uluslararası sanat dünyasının yıldızı yükselen büyük pazar yeri olma olasılığı, savaş koşulları nedeniyle belirsiz hale geldi.
Körfez ülkelerinde konumlu bulunan Amerikan askeri üslerine yönelik olan İran’ın Katar, Dubai ve Abu Dabi’ye gerçekleştirdiği insansız hava aracı ve füze saldırıları, bu ülkelerin uluslararası sanat pazarı oyuncuları tarafından yükselen yeni pazar olarak değerlendirme yaklaşımına büyük ölçüde zarar verdi. İran’ın saldırılarından üç hafta önce, ilk kez düzenlenen Art Basel Katar fuarı, körfez sanat pazarı gelecek için yeni bir alan yaratırken, yaşanan gelişmeler nedeniyle 2026’nın Nisan ayında yapılması planlanan 20. Art Dubai, Mayıs ayına ertelendi ayrıca Kasım ayında düzenlenmesi planlanan Frieze Abu Dabi’nin düzenlenmesi tehlikeye girdi.
Dolayısıyla, Körfez Bölgesi’ndeki son gelişmeler, burada bulunan ülkeleri sanat dünyasının bir sonraki büyük pazar yeri olma olasılığını oldukça belirsiz bir hale getirmiş durumda. Öte yandan; Körfez ülkelerinin devlet harcamaları içinde sanat, üst sıralardaki, ayrıcalıklı yerini yitireceği, İran tehdidiyle karşı karşıya kalan bu ülkeler için füze savunma sistemleri, sanat müzelerinden öncelikli ve aciliyet niteliği taşıyan yatırımların ana başlığı olacağı, dile getiriliyor.
Körfez ülkeleri sanat camiası ise, tüm bu gelişmeler karşısında sükunetini korumakla birlikte ve sanat faaliyetlerini sürdürüyor. Dubai merkezli çağdaş sanat galerisi ve Art Basel Katar katılımcısı Tabari Artspace’in kurucusu Maliha Tabari, Dubai genelinde sanat kurumları, sergievleri ve sanatçıların çalışmalarını sürdürdüklerini, belirterek; içinde bulunulan durumun zor ve belirsizlik barındırıyor olmasına karşın; sanatsal çalışmaların sürdürülmesi ve sanatçıları destekleme konusunda bir kararlılığın da var olduğunun altını çiziyor.
Küresel krizlerin etkisindeki sanat piyasasını sanat koleksiyonerleri canlandırıyor
Krizden etkilenen bir başka ülke de Hindistan. Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış gazın yaklaşık %85’ini ithal eden ülke, bu kaynağın bir bölümünü Hürmüz boğazı üzerinde karşılamaktaydı. Yakıt kıtlığı, başta yeme içme işkolunda yol açtı kriz nedeniyle çok sayıda işletmenin kapanmasına neden olmuştu. Ancak bu ekonomik durumun tersine, Amerika ve Çin’in ardından üçüncü sırada yer alan Hindistan’ın sanat piyasasında adeta bir patlama yaşanıyor. özellikle Mumbai’de Nisan ayında düzenlenen müzayedede, Raja Ravi Varma’nın ‘Yashoda ve Krishna’ (1890’lar) adlı tablosu, 18 milyon dolara satılması dikkat çekici bir gelişme olarak uluslararası sanat basınına yansımıştı.
Öte yandan New York’ta sanat danışmanlığını faaliyeti yürüten Wendy Cromwell, Manhattan’da gerçekleşecek olan Mayıs ayındaki önemli modern ve çağdaş sanat müzayedeleri haftası konusunda iyimser bir yaklaşım ortaya koyarak; “Körfez’deki çatışmanın Mayıs ayındaki müzayedeler üzerinde kısa vadeli bir etkisi olacağına inanmıyorum” ifadesinde bulunuyor.
Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği sürpriz saldırı, uluslararası sanat piyasası büyük bir şok etkisi yaratmış ve sonraki iki yıl boyunca piyasa durgun bir seyir göstermişti. Orta Doğu’daki çatışmalar olanca şiddetiyle sürüyor olmasına karşın; bu durum varsıl koleksiyonerlerinin sanat yapıtları pazarına olan istemini azaltmamış olduğu ortaya koyuyor. 2026 Şubat ayına gelindiğinde; S&P 500 hisse senedi endeksinin rekor seviyelere geri dönmesi, ArtTactic tarafından yapılan son üç ayı kapsayan müzayede incelemesinde 2026’nın ilk çeyreğinde, küresel ölçekte müzayede pazarında önemli bir toparlanmaya gerçekleştiği belirtilerek, Christie’s, Sotheby’s ve Phillips’teki satışların %64 artarak 1,7 milyar dolara ulaştığına dikkat çekiliyor. Dolayısıyla bu dönem, varsıl sanat koleksiyonerlerinin normale dönüş için ellerinden geleni yapması dikkat çeken bir görünüm ortaya koyuyor.
Kendini türünü yok etme eğilime sahip insanoğlunu açtığı savaşlar sürerken; insan uygarlığı da yaşamda kalma çabasını sürdürüyor. Çağdaş sanat koleksiyoncularının jeopolitik gelişmelerden endişe duyduğunu belirten Cromwell, koleksiyonerlerin kriz ortamlarında yaptıkları sanat yatırımlarınına ilişikin olarak, “Kimbilir belki de bu yaşananlara bir tepki olarak sanat yapıtı satın almak, normal bir yaşam algısını korumalarının bir yoludur?” saptamasında bulunuyor.
(Kaynak: theartnewspaper, görsel: nytimes.com)