‘Deniz Akay’ Adlı Yük Gemisi, Yugoslavya Lideri Tito’nun 50’li Yıllarda Yat Olarak Kullandığı, Sonrasında Müze Gemiye Çevrilen “Galeb”e Çarptı.
Hırvatistan’daki Rijeka Limanı’nda demirli bulunan kargo gemisi ‘Deniz Akay’, 1950’li yıllarda Yugoslavya Lideri Tito tarafından yat olarak kullanılan, günümüzde müze gemiye dönüştürülmesi için onarım çalışmaları süren tarihi yat Galeb’e çarptı.
Galeb’i kurtarmak için Deniz Akay mürettabatı tarafından yapılan tüm manevra çabalarına karşın, şiddetli rüzgar ve olumsuz hava koşulları nedeniyle kargo gemisi sürüklenerek kazaya neden oldu. Yetkililer tarafından yapılan incelemelerde herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı saptanmasına karşın; her iki geminin de bordasında maddi hasar oluştu. Ayrıca çarpışma sonucu deniz kirliliğine neden olacak bir yakıt sızıntısının oluşmadığı belirtildi.
Hırvatistan Denizcilik, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturma başlatılarak, Deniz Akay gemisinin kaptanının ve mürettebatının ifadesi alındı.

muzej-rijeka.hr
Yugoslavya Cumhurbaşkanı Mareşal Tito’nun devlet yatı olarak kullandığı 117 metre uzunluğundaki 15 metre genişliğindeki Galeb (Martı) 1938 yılında İtalya’da Ansaldo Tersanesi’nde inşa edildi.
II. Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından kısa süre sonra İtalya Donanması’nda hizmet gemisi olarak kullanıldı. 1943’ten itibaren Alman Donanması’nın hizmetine giren gemi, ‘Kiebitz’ adını alarak mayın döşeme gemisi olarak kullanılmaya başlandı. 1944 yılında Rijeka’nın bombalanması sırasında batırılan gemi, üç yıl boyunca Rijeka Limanı’nda suların altında kaldı. 1947’de yapılan çalışmalarla çıkarılan gemi, Uljanik Tersanesi’nde onarıma sokuldu. 1953 yılından sonra ise gemi Tito tarafından kullanılmaya başlandı.
Tüm onarım ve yenileme işlemleri Kralijevica Tersanesi’nde yapılan, 12.4 milyon avroya mal olan Galeb, yaklaşık bir yıl önce Rijeka Limanı’na getirilmişti.
(Kaynaklar: denizhaber.com, haberdenizde.com, görsel: portal-veterani.info)
Hırvatistan’da Gemi Dikme Tekniği İle Yapılmış Roma Dönemine Ait M.S. 1. Yüzyıla Tarihlenen Bir Tekne Kalıntısı Bulundu
Hırvatistan’ın Poreč şehrindeki limanın altında bulunan 2.000 yıl öncesine ait ahşap tekne, ülkedeki son 30 yılın en büyük arkeolojik bulgusu olarak tanımlanıyor. Tekne, iyi korunduğu için ve çok seyrek görülen birçok öğeyi barındırması nedeniyle büyük bir öneme sahip.
Poreč, bir zamanlar antik bir koloni şehri durumundaydı. Poreč limanının sonunda Cardo Maximus caddesi ile limanın kesiştiği noktada, eski bir iskelede keşfedilen tekne kalıntısının beş metre uzunluğunda ve 1.70 metre genişliğinde olduğu belirlendi. Ancak arkeologlar, teknenin biraz daha uzun olabileceği belirtiliyor. Ayrıca burada yapılan kazılar, Poreč limanın bir zamanlar nasıl göründüğü hakkında da bilgi veriyor.

Kuzey Adriyatik bölgesinin karakteristik bir özelliği olan dikiş tekniğiyle yapılmış tekne kalıntısıyla ilgili olarak Poreč Bölge Müzesi‘nin arkeologu Bartolić Sirotić şunları söyledi: “Bu, MS 1. yüzyıldan kalma, dikilerek yapılmış bir Roma gemisi. Gemi dikme tekniği, Histra dönemi gibi erken dönemlerden beri biliniyor. Bu türde yapılmış en eski teknelerden birisi Umag yakınlarındaki Zambratija bölgesinde bulundu. Poreč’te bulunan bu model, karada bulunan ve sualtı arkeolojisi incelemelerinin bir parçası olmayan üç tekneden biri.“

Belirli bir derinlikteki toprağın altında kalarak, çamurla kaplanmış olması ve bu nedenlerle oksijenin nüfuz etmemesinden dolayı, tekne iyi korunmuş durumda. Sirotić, “Çok iyi korunduğu ve çok nadir görülen birçok unsuru barındırdığı için bu arkeolojik bulgu büyük bir öneme sahip. Bu parçalar arasında başlıca: Geminin kalıbı, iskeleti ve omurgası yer alıyor. Zamanla geminin bir ön canlandırmasını yapmak mümkün olacak.“
Sirotić, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün bu etkenler, teknenin korunmasını ve ahşabın zarar görmemesini sağlamış. Şu anda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yapılan her dikişi kaydediyoruz. İplerin birbiriyle bağlanıp, deliklerden geçirilerek dikildiği ve nokta adı verilen yerlere ahşap çivilerle sabitlendiği bir dikiş tekniği kullanılmış. Daha sonra, büyük ahşap çivilerle bu kalıba bağlı geminin iskeleti yerleştirilmiş.“
(Kaynak: arkeofili.com – Elifnur Bingöl)