Denizci Toplum

Yükleniyor...

Denizci Toplum

Denizci Toplum

T ü r k D e n i z c i l i k K ü l t ü r ü H a r e k e t i

Kıbrıs Türk Halkının Varlık Mücadelesinin Simgesi “Barbarlık Müzesi”, TİKA Tarafından Yenilenerek Yeniden Açıldı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından tamamlanan “Barbarlık Müzesi”, gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının ardından yeniden açıldı.

Barbarlık Müzesi’nin açılış törenine KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Türkiye’den Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, TİKA Başkanı Serkan Kayalar, Binbaşı Nihat İlhan’ın oğlu Mustafa Necmi İlhan ve ailesi ile diğer kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan, ardından devlet yetkililerinin konuşmalarıyla süren tören, yenilenen müzenin açılması ve gezilmesiyle sona erdi. 

Karanlık Tarih: Kanlı Noel

21 Aralık 1963 tarihinde Akritas planını yaşama geçirmeyi amaçlayan Rumların, Türklere karşı başlattığı ve tarihe Kanlı Noel adıyla geçen saldırılarda adanın her tarafında çok sayıda şehit verilmişti. 23-24 Aralık tarihlerinde EOKA milisleri, Kumsal Mahallesi’ni hedef almıştı.

Tarihe “Kumsal Katliamı” olarak geçen saldırıda, Mürüvvet İlhan Sokak’taki “2” numaralı evde Binbaşı Dr. Nihat İlhan alay görevindeyken, eşi Mürüvvet İlhan ile üç oğlu, 6 aylık Hakan, 4 yaşındaki Kutsi ve 6 yaşındaki Murat küvetin içinde şehit edilmişlerdi.

Ev, 1 Ocak 1966 tarihinde Barbarlık Müzesi olarak ziyarete açılmıştı.

Cumhurbaşkanı Tatar: Küçük yaşlardan itibaren İlhan ailesinin acı öyküsüyle büyüdüm.

Küçük yaşlardan itibaren Rumların, İlhan ailesini katletmesini ve Rum mezalimi sırasında yaşananları hissederek düşünerek büyüdüğünü belirten Tatar şöyle devam etti:

“Onların o yaşadığı zulmü kendim ve halkım adına hisseden bir kişiyim. Nur içinde yatsın Binbaşı İlhan. Kendisine bu olay (ailesinin Rumlar tarafından vahşice katledilmesi) anlatıldığında ‘Vatan sağ olsun.’ demiştir. Tabip Binbaşı İlhan’ın, eşi ve üç çocuğunu kaybetmiş bir kişinin, o ruh haliyle ‘Vatan sağ olsun.’ demesi her şeye bedeldir. Kendisini rahmetle anıyorum.”

Doğu Akdeniz’de göreve başlayan Abdülhamid Han sondaj gemisine eşlik eden üç gemiye Rumlar tarafından katledilen Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın çocukları ‘Murat’, ‘Hakan’, ‘Kutsi’nin adının verildiğini anımsatan Tatar, bunun büyük bir vefa örneği olduğunun vurguladı.

Tatar, bu katliamları gerçekleştirenlerin, Rum Cumhuriyeti’ne dönüşmüş Kıbrıs Cumhuriyeti’nin liderliğine kadar yükselen Tasos Papadopulos ve onun emrindeki EOKA çetelerinin gerçekleştirdiğini ancak adları belli olduğu halde, bu kişilerin hiçbir zaman yargıya taşınmadığını anımsattı.

basin.ktb.gov.tr

Töre, “Mücadele ederek KKTC’yi kurduk. İki egemen devleti savunuyoruz, savunmaya da devam edeceğiz.”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Töre ise Kıbrıs Türk halkının, 1878’den 1974’e kadar 96 yıl boyunca büyük zorluklar yaşamalarına rağmen yılmadıklarını, yıllar boyunca Türkiye’nin gelişini sabırsızlıkla beklediklerini kaydetti.

Töre, 59 yıl önce İlhan ailesinin başına gelen barbarlığı “soykırım” olarak niteleyerek bundan sonraki nesillere yaşananları öğretmek zorunda olduklarını vurguladı.

Üstel, 1974’teki Barış Harekatı sayesinde bugün özgürlüklerine kavuştuklarını anımsatarak “O zamanın liderleriyle beraber mücadele ederek KKTC’yi kurduk. İki egemen devleti savunuyoruz, savunmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ersoy: Barbarlık Müzesi, yaşananların dünya kamuoyuna anlatılması açısından önemli bir adım

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, 1963’te gerçekleşen bu acımasız olayı her zaman, her şartta ve her platformda tüm dünyaya anlatmaya devam edeceklerini vurgulayarak, Kıbrıs davasının kendi kalbinde, vicdanında ve tarihinde çok büyük bir yeri olan milli bir dava olduğuna işaret etti.

Ersoy, Kıbrıs Türkü’nün, huzuru, güvenliği ve dünyadaki konumu için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerini dile getirerek “Rumlar, büyük bir hukuksuzluğa imza atarak evlatlarımızı hedef aldılar. Ancak devletimizin çok büyük olduğunu ve bu yaşananları hem unutmayıp hem de unutturmayacağını düşünemediler. Şükürler olsun ki milletimiz öyle bir millettir ki ne tek bir şehidini unutur ne de tek bir karış toprağına göz diktirir. Bu millet ne Fatih’i unutur, ne Mustafa Kemal’i unutur ne de Murat İlhan, Kutsi İlhan, Hakan İlhan’ı unutur. İşte bugün gelinen noktada bu isimleri unutmadığımızı tüm dünya görüyor.” ifadesini kullandı.

Ersoy, Barbarlık Müzesi’nin açılmasının, yaşananların unutulmaması ve dünya kamuoyuna anlatılması açısından önemli bir adım olduğunu aktardı.

basin.ktb.gov.tr

.

basin.ktb.gov.tr

Yenileme Süreci

Zaman içinde müzede çeşitli fiziksel sorunların baş gösterdiği belirten Ersoy, Bakanlık olarak TİKA aracılığıyla Barbarlık Müzesi’nin restorasyonunun gerçekleştirilmesine karar verdiklerini belirterek şunları söyledi:

“Geçen yıl başlattığımız müzenin restorasyonu, elektrik, mekanik, teşhir tanzim ve çevre düzenlemesi işleri yapılarak modern ve geleneksel müzeciliği birleştirerek aslına uygun bir şekilde tamamladık. Çağdaş müzecilik anlayışı çerçevesinde, yaşananların eksiksiz bir şekilde anlaşılması adına dijital imkanların geliştirilmesi sağlandı. Hafıza Havuzu’nda, arşivlerden Kıbrıs’ta şehit olan ve kayıp listesinde bulunan vatandaşlara ilişkin bilgi ve görsel dokümanların temini, ek olarak eğer ulaşılabiliyorsa vatandaşların yaşam öyküleri, fotoğraf ya da resmi belgeler, nerede şehit edildikleri, ve şehit edildikleri tarih gibi bilgiler sağlanmış ve işlenmiştir.”

basin.ktb.gov.tr

Kayalar, “Bu ev Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin sembolü haline gelmiştir.”

TİKA Başkanı Kayalar ise müzeye ilişkin “Bu ev Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin sembolü haline gelmiştir.” ifadesini kullandı.

Kayalar, Barbarlık Müzesi projesinin, TİKA’nın KKTC’deki ikinci müze projesi olduğunu söyleyerek TİKA’nın KKTC’de 2019’dan bu yana 100’e yakın projeyi yaşama geçirdiğini belirtti.

Binbaşı Nihat İlhan’ın oğlu Prof. İlhan: “Devletimiz, Unutmuyor, Unutturmuyor!..”

Binbaşı Nihat İlhan’ın oğlu Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan ise konuşmasında; “59 yıl önce Kıbrıs’ta Türk varlığını yok etmek için EOKA’cı katiller tarafından yapılan saldırılarda 360’tan fazla Türk şehit olmuş, 10 binlerce Türk yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmıştır. Bir asker, bir hekim, her şeyden öte bir insan olan babam Nihat İlhan’ın tüm ailesi, yaşama sevinci yok edilmiştir.” diye konuştu.

Açılışa ilişkin olarak sosyal medya hesabında paylaşımlarda bulunan Prof. Dr. İlhan; Kıbrıs Türkleri’nin varlık mücadelesinin simgelerinden Barbarlık Müzesi yeniden ve kapsamlı olarak Lefkoşa’da açıldı. Devletimiz şehitlerini unutmuyor, unutturmuyor. Şehit İlhanlar’ı her zaman, her yerde en kalbi duyguları ile anlatan, unutmayan, unutturmayan Sayın KKTC Cumhurbaşkanımıza minnettarız sözleriyle duygularını aktardı.

.

.

.

Aynı zamanda Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. İlhan, babasının bütün acılara rağmen “Vatan sağ olsun.” dediğini hatırlatarak “Devletimiz büyüktür, hem de çok büyüktür. Unutmuyor, unutturmuyor Kıbrıs’ta Türklere yapılan soykırımı ve buradaki Türklerin varlık mücadelesini.” dedi.

(Kaynaklar: aa.com.tr, kibristime.com, basin.ktb.gov.tr, iletisim.gov.tr)

“Bir Zamanlar Kıbrıs” Dizisinin İlk Gösterimi, KKTC’de ve Türkiye’de Gerçekleştirildi

TRT tarafından Gazimağusa’da çekimleri sürdürülmekte olan “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisinin ilk gösterimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve Türkiye’de gerçekleştirildi. Rumların ve Yunanların Kıbrıs Türklerine karşı soykırıma giriştiği 1974 yılı öncesini konu alan dizinin ilk gösterim gecesine KKTC’den çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Dizi, gösteriminin ardından, hem Kıbrıs Türkleri arasında hem de Türkiye’de; özellikle sosyal medyada büyük övgü aldı.

İlk gösterime Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay‘ın yanı sıra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakanı Ersan Saner, TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren ve dizi oyuncuları katıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar da yapımın, Kıbrıs Türk halkının çok önemli davasının hem Türkiye kamuoyuna hem de dünyaya duyurulmasından dolayı önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

Tüm sanat oyuncularına, yönetmenine, yapımcısına teşekkür etmek istiyorum. İnşallah çok iyi bir izleyici kitlesiyle mesaj verilecektir. Mesaj; Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta var oluş mücadelesinde fedakarlıkları, özverileri ve Kıbrıs’ta bugün EOKA’nın kuruluş yıl dönümü, Kıbrıs Türk halkını bu topraklardan yok etmek için yapılan saldırılar, soykırımlar ve diğer birtakım zulümler; biz direndik, Türkiye’nin desteğiyle var olduk ve var olmaya devam edeceğiz. Mesaj bu olacak. Kıbrıs Türk halkı, hak ettiği egemenliği, bağımsızlığı, KKTC’yi yaşatacaktır.” dedi.

1.

2.

Oktay, TRT‘ye ve senaristlere teşekkür ederek, gençlere ve çocuklara Kıbrıs‘ın nereden nereye geldiğinin anımsatılmasının çok önemli olduğunu belirtti.

Oktay, “EOKA, Enosis, Akritas planlarının ne olduğunu bugünkü çocuklarımız ve gençlerimiz görerek bir kez daha anlayacak, nasıl ölümlerden, zulümlerden geçtiklerini, bugünlere geldiklerini. Bugün biz Kıbrıs’ta bambaşka, güçlü bir Kıbrıs’ı geleceğe taşımak istiyoruz.” diye konuştu.

Kısaca “Bir Zamanlar Kıbrıs

1963’teki “Kanlı Noel Gecesi”ni konu alan ilk bölüm ile izleyicilerin karşısına çıkan, dizi, Kıbrıs Türklerinin yaşamda kalma mücadelesini ekranlara taşıyor.

“Kanlı Noel”de saldırıya uğrayan ve diğer aileler gibi göç etmek zorunda kalan sakız tüccarı “Dereli ailesi”nin bireyleri Kıbrıs Türklerinin bu zor günlerinde birbirinden ayrı düşmüştür. Rum terör örgütü Eoka‘nın yıldırma savaşına girdiği dönemde “Kemal Dereli” (Ahmet Kural) binlerce Türk’ün önderi durumuna gelir. Öte yandan Türkiye‘den Kıbrıs‘a gizli görevle yollanan “Ankaralı” (Gülper Özdemir) ise Lefkoşa‘da olayların gidişini değiştirir.

Yapımcılığını Erol Avcı‘nın ve TMC Film‘in gerçekleştirdiği dizinin yönetmenliğini Hakan İnan üstlenirken; senaryosu Emre Özdür ve Başar Başaran tarafından yazılıyor.

Dizinin başrollerinde Ahmet Kural, Serkan Çayoğlu, Pelin Karahan, Tayanç Ayaydın, Gülper Özdemir ve Devrim Saltoğlu yer alıyor.

(Kaynaklar: trthaber.com, trt1.com.tr, aa.com.tr, görsel: kibrispostasi.com )

1974 Barış Harekatı’nda Görev Alan TCG / Ç-128 Çıkarma Gemisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “Müze Gemi” Olarak Ziyarete Açıldı

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda yer alan çıkarma gemisi “Ç-128”, Girne Yeni Turizm Limanı’nda düzenlenen törenle müze gemi olarak ziyarete açıldı.

Törende, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, bakanlar, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Arsever, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Altan Er katıldı.

KKTC‘nin 20 Temmuz 1974 harekatıyla özgürlüğüne ve bağımsızlığına kavuştuğunun altını çizen Tatar, bu günün KKTC‘nin “en önemli tarihi” olduğunu belitti. Meclis Başkanı Uluçay ise; 1974’te çıkarma gemilerinin Ada’ya çıkmasının ve bugün bir çıkarma gemisinin müze gemi olarak Ada’ya gelmesinin dünyaya önemli bir mesaj verdiğini kaydetti.

TCG Işın tarafından yedeklenerek KKTC’ye  doğru yola çıkan “Müze Gemi” TCG / Ç-128 Çıkarma Gemisi için İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda Kıbrıs Gazilerinin de katılımıyla bir uğurlama töreni gerçekleştirilmişti.

Deniz Yüzbaşı Arda: Ç-128 gemisi, Türk Tersaneciliğinin Yeteneklerini Gösteren Örneklerinden Biri

Sahil Güvenlik Komutanlığı‘ndan Deniz Yüzbaşı Serkan Arda, 1963 ile 1974 yılları arasında gerçekleşen saldırılarda Kıbrıs Rumlarının Kıbrıslı Türklere uyguladığı zulme son vermek için gereksinim duyulan çıkarma birimlerinin üretimine başlandığını söyleyerek; Taşkızak Tersanesi‘nde 1967-1992 arasında 58 tank çıkarma gemisi üretildiğini, bunların 43 tanesinin Kıbrıs Barış Harekatı‘na katıldığını belitti.

1974’te çıkarmaya katılan gemilerle aynı sınıf olan Ç-128 gemisinin Türk tersaneciliğinin yeteneklerini gösteren örneklerinden biri olduğunu belirten Arda, “1978 yılında inşa edilen ve 2014 yılına kadar tevdi edilen tüm görevleri başarıyla icra eden Ç-128, gemisi bugün Kıbrıs Türk halkının geleceğinin teminatı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Deniz Kuvvetleri unsuru olarak müze gemi haline getirilmiştir.” dedi.

 

(Kaynaklar: aa.com.tr, turkdeniz.com, denizcitoplum.com)