Denizci Toplum

Yükleniyor...

Denizci Toplum

Denizci Toplum

T ü r k D e n i z c i l i k K ü l t ü r ü H a r e k e t i

İKSV’nin Yayınladığı Bir Çağrı Niteliği Taşıyan “Ekolojik Dönüşüm İçin Kültür Sanat” Adlı Belge, Dünyadan Sanat Çevrelerinin Geliştirdikleri Yaratıcı Düşüncelere Yer Verirken, Türkiye’den 16. İstanbul Bienalini Örnek Olarak Gösteriyor

İKSV’nin kültür politikaları çalışmaları kapsamında Doç. Dr. Hande Paker tarafından hazırlanan “Ekolojik Dönüşüm İçin Kültür Sanat” başlıklı belge, gezegenimizin bugününü ve geleceğini tehdit eden ekolojik krize karşı kültür-sanat çevrelerinin ekolojik kriz üzerine eğilmesini ve çözümler üretmesini ve harekete geçmesi için ortak kuramsal bir zemin oluşturmayı amaçlıyor.

İklim değişimine bağlı olarak denizlerde ve okyanuslarda yaşanan olumsuzlukları gündeme getiren belge, dünyadaki çevreci etkinliklere değinirken; Türk kültür-sanat çevrelerinin bu konudaki duyarlılığına 16. İstanbul Bienalini örnek olarak veriyor.

Belge, çevre sorunlarına yönelik olarak toplum bilimlerin elde ettiği birikimi ve çevre hareketlerinin bugüne kadar edindiği deneyimleri, gezegenimizin sahip olduğu sınırları; iklim adaleti süzgecinden geçirerek, kültür-sanat aktörleri için ortaya koyuyor.

Böylece Türk kültür-sanat dünyasının dikkatini ekolojik krize çekmeyi amaçlarken; bir yanda da sürdürülebilir bir gezegen için kültür-sanatın dönüştürücü etkisi üzerine düşünce üretiyor.

Belgede, sürdürülebilirlik kavramının ortaya çıkışı, yaygınlaşması ve görünümlerine ilişkin tartışmalar ele alınıyor. Hollanda‘daki ve İngiltere‘deki çeşitli kuruluşlarla yürütülen alan araştırmasından yola çıkarak, kültür-sanat alanında ekolojik dönüşüm için yapılabilecekler ve iklim hareketinin bu yolda esin verdiği yeni anlayışlar ve uygulama biçimleri inceleniyor. Bu bağlamda kültür ve sanatın sürdürülebilirlikle ilişkilendirilmesi iki ana boyut üzerinden tartışılıyor: “ekolojik ayak izini küçültmek” ve özellikle küresel ortaklıklar olarak tanımlanan (belgede küresel müşterek sözcüğü kullanılıyor) atmosfer, ormanlar, biyoçeşitlilik ve özellikle denizler, okyanuslar, varolan balık stokları başta olmak üzere yaşamsal kaynaklardaki olumsuz görünüme yönelik olarak; “sanatsal üretkenliğin gücünü kullanarak ekolojik dönüşüm için geniş kitleleri harekete geçirecek yeni anlatılar” oluşturmak.

Sanatçıların, Okyanus Ekosistemlerindeki Olumsuz Yöndeki Değişime Yönelik Gerçekleştirdikleri Eylemler

Bu anlamda dünyada sanatçıların, kamuoyu oluşturmak üzere yaptıkları etkinlikler arasında özellikle okyanuslardaki değişimleri alan Lotte van den Berg ile Daan’t Sas‘ın “Hiç Modern Olmadık” (We Have Never Been Modern) başlıklı işi, Vatten (Wadden) Denizine yerleştirilen cam bir küple iklim krizine ve krizin Hollanda‘yı etkileyecek sonuçlarından biri olan deniz seviyesinin yükselmesine dikkat çekerek konuyla ilgili farkındalık yaratma amacını güdüyor.

2020 yılında düzenlenen “Warming Up Festivali”ndeki ise; kıyı çizgisi üzerinde gerçekleştirilen bir bisiklet etkinliği, iklim değişikliğinin Hollanda‘da yaratacağı deniz seviyesi sorununa dikkat çekmeyi amaçlıyordu.

Sanatçı Olafur Eliasson ve jeolog Minik Rosing tarafından Grönland‘dan kopan buzulların getirilmesiyle oluşturulan kamusal sanat yapıtı, Buz Saati (Ice Watch), 2015 yılında Paris Anlaşması‘nın imzalanması için yürütülen görüşmeler sırasında ortaya çıkmış bir yerleştirmeydi. Yapıt, 2018 yılında Londra‘da Tate Modern Müzesi’nde sergilenmişti. Müzeye getirilen buzullar eriyene kadar ziyaretçileri bu buz kütlelerine dokunarak ve hissederek iklim değişikliğini doğrudan deneyimlediler.

Öte yandan belgede, 16. İstanbul Bienali’nin teması olan “Yedinci Kıta”, Türk kültür-sanat çevrelerinin, çevre sorunlarına yönelik olarak geliştirdikleri duyarlılığın bir uygulaması olarak; örnek gösteriliyor. Bilindiği üzere Yedinci Kıta”, Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki devasa atık yığınına popüler bilimde verilen ad…

“Ekolojik Dönüşüm İçin Kültür Sanat” başlıklı belgeye buradan ulaşabilirsiniz.

Kısaca Doç. Dr. Hande Paker

Siyaset sosyolojisi ve politik ekoloji alanlarında çalışan Doç. Dr. Hande Paker, sivil toplum ve devlet ilişkileri biçimleri, yerel ve küresel eksende çevre politikaları, kozmopolit vatandaşlık ve bilhassa çevre sorunları ve iklim krizi üzerine araştırmalar gerçekleştirmiştir. Son dönemde çevre sivil toplum aktörlerinin iklim adaleti ile ilgili faaliyetlerini yerel ve ulus ötesi eylem alanlarına odaklanarak analiz eden çalışmalar yürütmektedir.

McGill Üniversitesi‘nde doktora yapan Hande Paker, yüksek lisans eğitimini McGill Üniversitesi’nde, lisans eğitimini ise Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Halen Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesidir.

(Kaynak: iksv.org)