Denizci Toplum

Yükleniyor...

Denizci Toplum

Denizci Toplum

T ü r k D e n i z c i l i k K ü l t ü r ü H a r e k e t i

“Bodrum, Marmaris Yokken, Adalar Vardı” Sergisi, Adalarda 20. Yüzyıl’da Yaşanan Değişimi Gözler Önünde Seriyor

Adalar Müzesi’nde açılan, “Bodrum, Marmaris Yokken, Adalar Vardı – Yaman Alkan Koleksiyonu’ndan Fotoğraflarlarla 20. Yüzyıl Ortalarında Burgazada”, Adalar’da yaşanan değişimi konu alıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İBB Miras ve İBB Kültür işbirliği ile Büyükada tarihi vapur iskelesinde açılan sergi, belgesel nitelikli 37 adet fotoğraf içeriyor.

Adalar, 19. Yüzyılın ilk yarısından sonra İstanbul’un tatil yerleri olarak görülmeye başlanmıştı. Bu süreçte özellikle büyük bölümü günümüzde de görülebilen sayfiye konutları ve oteller, görünümleriyle adaları bir çekim merkezi durumuna getirerek ve İstanbullular için yakın turizm merkezi olarak öne çıkarmıştır. Bodrum, Marmaris ve Antalya gibi kentler, birer tatil yerleri olarak henüz keşfedilmemiş olduğu bu yıllarda Adalar, özellikle varlıklı aileler için tercih edilen bir konuma sahipti. Ancak zaman içinde ünlü sayfiye konutları ve otelleri giderek birer apartmana dönüştü. Böylece İstanbul’un öteki sayfiye semtleri kadar olmasa da Adalarda dikkat çeken dönüşüm başlamış oldu.

Coğrafyada yaşanmakta olan tarihi değişimlerde kendi soydaşlarının yaptığı hataların bedelini ödemek zorunda kalan bazı adalılar, 1964 ve 1974 yıları arasında göç ettiler. Yaptıkları yanlış tercihler, Osmanlı Türkleri tarafından yüzyıllardır yaşatılan çok kültürlü toplumsal yapıyı sekteye uğrattı.

Sergi, 1950’li yıllardan bu yana Adaların yitirdiği renkli yaşamı göstermek açısından önemli bir ölçüt sunuyor.

“Bodrum, Marmaris Yokken, Adalar Vardı – Yaman Alkan Koleksiyonu’ndan Fotoğraflarlarla 20. Yüzyıl Ortalarında Burgazada” 2025 yılı boyunca görülebilecek.

(Kaynak: adalarmuzesi.com)

Antik Dönemin Önemli Liman Kenti Troas’ta Sualtı Çalışmalarını Sürüyor

Çanakkale’nin Ezine ilçesi Dalyan köyü yakınındaki Alexandria Troas Antik Kenti’nde antik çağa ait önemli bilgilere ulaşılması amacıyla denizin dibinde araştırmalar yapılıyor.

Antik dönemin önemli granit ocaklarının bulunduğu “Alexandria Troas”ta temmuz ayı başında başlayan 9’uncu dönem kazılar, mimar, restoratör, arkeolog ve antropologlar ile su altı araştırmacılarından oluşan yaklaşık 30 kişilik ekiple sürüyor.

Alexandria Troas’ın sahil ve liman kenti olmasının, bölgenin önemini gösterdiğini vurgulayan Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Erhan Öztepe, “Belirli bir dönemden itibaren kentin ticaretinin bütün Akdeniz’e yayılacak ürünleri içeren bir hacme sahip olduğunu biliyoruz. Bu nedenle limanla ilgili çalışma yaklaşık 10 yıl önce yapıldı, yayınlandı ancak özellikle deniz içindeki bölümle ilgili çalışmalar eksik. Dolayısıyla bu çalışmaları yapmaya karar verdik.” dedi.

Kentin orta ölçekli bir Roma limanına sahip olduğunu belirlediklerini aktaran Öztepe, bölgenin kuzeyden güneye devam eden deniz ticareti rotalarından birinin üzerinde yer aldığını belirtti.

Troas Limanı Antik Dönem Deniz Yollarında Önemli Bir Kavşak

Antik limanın, Çanakkale Boğazı’nın çıkışında, Karadeniz’den Ege ve Akdeniz’e hem batıya hem de Mısır’a doğru giden deniz yolunda önemli bir kavşak olduğu bilgisini veren Doç. Dr. Öztepe, şöyle devam etti:

Önemli bir ticaret ürünü de hemen arkasındaki Çığrı Dağı’nda üretilen devasa boyutlardaki sütunlar. Bunun yanı sıra kuşkusuz tarımsal ürünler. Öte yandan kazılarda ele geçirdiğimiz amfora türlerinin çeşitliliği bizleri çok uzak noktalarla deniz ticareti yoluyla çeşitli ürünlerin gelip buradan da gittiğini gösteriyor. Bu yıl bulduğumuz birkaç Balkan kökenli antik kent Roma kenti sikkesi yine ticaretin çok geniş bir alana yayılmış olmasını gösterdiğinden önemli. Antik kentin bulunduğu bu konum ve limanı kuşkusuz sadece ticaret anlamında önemli değil. Erken Hristiyanlardan Aziz Pavlos’un bu limanı iki-üç kez kullanmış olması da limana ayrı bir önem katıyor.

Su altındaki Kalıntılar Haritalanacak

Öztepe, kıyı bandında daha geniş bir alanda su altını araştırarak ileriye dönük yetişmiş personel tedarik edilmesi ve Bozcaada’da, Tenedos’ta Alexandria Troas’taki alanların taranması gibi hedefler ortaya koyduklarını aktardı.

Bu çerçevede, Maldivler’de uluslararası deneyime sahip uzman dalış eğitmenleri Tuncay ve Faysal Sadıkoğlu kardeşlerin gözetiminde son 3 yılda ekibe katılan ve görev alması öngörülen gençlerin yetiştirilmesi programını yürüttüklerini anlatan Öztepe, “Bu yıl 9 gencimiz tüplü dalış eğitimini gerçekleştirdi. Ayrıca iki uzman hocamız tarafından su altında mevcut hemen limanın çıkışında yani dış liman mendirekleri çevresi ve daha geniş çerçevedeki alanların belgelenmesine de başlandı.” ifadelerini kullandı.

Çalışmaların Sürdürülebilir Olması İçin Arkeologlara Dalış Eğitimi 

Burada yapılacak çalışmaların sürüdürülebilir olması için genç meslektaşların dalış eğitimi almalarının önemi üzerinde duran Öztepe sözlerini şöyle sürdürdü.

Troya Müzesinde bu konuda daha önceden eğitim almış ya da hiç eğitim almamış ama bu konuda çalışabilecek genç meslektaşlarımıza yine burada dalış eğitimi verdirebilmek ve bölgede daimi olacakları düşünülürse, su altı ile ilgili yapılacak çalışmalarda bu meslektaşlarımızın katkı vermesini sağlayabilmek de hedeflerimizden bir. Buradaki çalışmalarımız için Müze Müdürlüğü ile görüşmelere başladık. Umuyorum ki gelecek yıldan itibaren bu konuda da çalışmalar yürütmüş olacağız. Özellikle Tenedos ve Alexandria Troas arası, deniz ticaretinde bugün de çok ağır tonajlı olmayan gemilerin kullandığı bir güzergah. Antik çağda tabii bu kadar büyük tonajlı gemiler yoktu. En fazla 55-60 tonluk sütunları taşıyan gemiler vardı. Onlar da buradan geçebiliyorlar. Buradaki derinlik, Bozcaada’nın arka tarafındaki bölümle kıyaslandığında daha sığ. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda daha büyük tüplü dalışlar yaptığımızda muhtemel bazı batıklar ve deniz tabanına düşmüş vaziyette bazı arkeolojik bulgulara rastlamak olanaklı. Bu araştırmaları da yapmayı öngörüyoruz.

(kaynak: aa.com.tr, arkeolojikhaber.com)