Denizci Toplum

Yükleniyor...

Denizci Toplum

Denizci Toplum

T ü r k D e n i z c i l i k K ü l t ü r ü H a r e k e t i

3.000 Yıl Önce Akdeniz Teciminde Kullanılan “Hippoi” Tipi Fenike Teknesi “360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği” Tarafından Yeniden Üretildi

360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği tarafından, 3 bin yıl önce Akdeniz tecimsel etkinliklerin önemli teknelerinden olan “Hippoi” birebir ölçülerde ve geleneksel üretim yöntemleri kullanılarak yeniden üretildi.

Ülkemizde önemli çalışmalar gerçekleştiren, saygın bir bilim kuruluşu olan 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, Antik Çağların önemli bir teknesi olan “Hippoi”yi kullanıldığı döneme uygun olacak biçimde birebir ölçülerinde ve çağdaş üretim yöntemlerinin sunduğu olanaklardan yararlanmadan yeniden yaptı. 3000 yıl önce Doğu Akdeniz‘de, Kuzey Afrika‘da, Ege Denizi‘nde ve Anadolu‘daki uygarlıklar arasında tecimsel ürünleri taşıyan “Hippoi” döneminin önemli tekne tiplerinden biriydi.

Mualla Erkurt, “Dönemin inşa teknikleriyle yaptığımız Hippoi’yle antik rotasında Doğu Akdeniz’e açılmak istiyorduk. Hippoiler, dönemin ticaret gemileri olarak Akdeniz tarihine iz bırakmış deniz araçları. Karadeniz’e açılmak ve Norveç’ten gelecek Sada Farma Viking teknesini karşılamayı planladık. Fakat, koronavirüs nedeniyle gerçekleştiremedik. Urla’daki merkezimizden İzmir Körfezi’ne uzanan kısa yolculuklar yaparak denizde denedik. 60 metrekare yelkeni ile 10 ton yükü taşıdığını düşünüyoruz. Dönemin yükleri arasında zeytinyağı, şarap, bakır, kalay, ev eşyaları, keresteler, süslemeler ve amforalar bulunuyordu. Tekne Anadolu’nun zengin tarihini ve çok kültürlülüğünün kanıtı olarak bilim tarihindeki yerini aldı” dedi.

360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği bünyesindeki gönüllüler tarafından 8 ayda sonuca ulaştırılan, 6 ton ağırlığındaki ve 15 metre uzunluğundaki “Hippoi” replikası, geleneksel kavela-zıvana yöntemleri kullanılmadan birbirine geçme olarak üretildi ve teknenin yapısal öğeleri yapılırken bağlayıcı öğe olarak çivi kullanılmadı.

Fenike teknesi “Hippoi”nin Norveçli Einar Erlingsen başkanlığındaki Oseberg Tarih Vakfı‘nın yaptırdığı “Saga Farma” adlı Viking teknesiyle Karadeniz‘de buluşması planlanıyor. “Saga Farma”nın Oslo‘nun güneyinde bulunan Tonsberg‘den yola çıktıktan sonra nehirler ve Beyaz Deniz üzerinden önce St. Petersburg ardından Karadeniz‘e gelmesi planlanıyor.

(Kaynak: cumhuriyet.com.tr, denizkartalı.com, milliyet.com, görsel: denizkartalı.com)

360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, Antik Fenike Teknesiyle “Akıntı Yelkeni” Seyir Yöntemini Deneyecek

360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, geleneksel ahşap birleştirme yöntemleriyle inşa etmekte olduğu Antik Fenike teknesiyle Çanakkale ve İstanbul boğazlarını aşmaya çalışacak.

Dernek başkanı Osman Erkurt, dönemin ticaretinde oldukça önemli role sahip Fenike teknelerine ilişkin olarak tarihi kaynaklar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda 14,40 metre boy ve 4,20 metre eninde olacak biçimde inşa edilen teknenin, dönemin tekne üretim teknolojisine uygun olarak çivi kullanılmadan, ahşap birleştirme yöntemleri yapıldığını belirtti. Erkurt, MÖ 800’lü yıllarda kullanılan Fenike dönemine ait ticaret teknesinin yapım sürecinde farklı disiplinlerden gönüllülerin yer aldığını söyledi.

Erkurt, teknenin yapımının ardında günümüz yelken teknolojisi açısından bile geçişi zor olan akıntılı bölgelerin o dönem koşulları ile nasıl geçilebildiğini anlamak açısından da bu tekne ile yapılacak seyir denemeleri arkeoloji dünyası açısından önem taşıyor. Erkurt bu konu ile ilgili olarak şunları söylüyor:

“Antik çağda Ege ile Karadeniz bağlantısını sağlayan Çanakkale ve İstanbul boğazlarındaki akıntı rejimlerini iyi kullanan teknelerin Karadeniz’e çok rahat bir şekilde gidebildiğini biliyoruz. Ama adamların nasıl yaptığını anlayamıyoruz. Boğazlardaki belli bölgelerde bugünün yelken teknolojisiyle dahi geçilmesi zor olan bölümler var. Mesela Çanakkale Boğazı’ndaki Nara Burnu ve İstanbul’daki Akıntı Burnu’nu aşamayan çok sayıda tekne var. Çünkü Karadeniz’den 7 millik akıntı geliyor. Ama alttan da Ege’nin sıcak suları ters yöne akıyor. Boğazdaki akıntının antik çağda nasıl geçildiğine ilişkin ortaya atılan ‘akıntı yelkeni’ tezi var.

Denizin 30-40 metre altına indireceğimiz bir yelkenle yüzeydeki akıntının tersine hareket etmeyi deneyeceğiz. Akıntı yelkeni tezi ilk kez bu projeyle denenmiş olacak. Bunu kanıtlarsak ve antik çağ teknelerinin akıntı yelkenleriyle hareket ettiğini gösterebilirsek, önce biz sonra da arkeoloji dünyası çok mutlu olacak. Tarihsel anlamda bu bilgiler var ama deneysel olarak da bunun görülmesi gerekiyor.”

(Kaynak: aa.com.tr)