Denizci Toplum

Yükleniyor...

Denizci Toplum

Denizci Toplum

T ü r k D e n i z c i l i k K ü l t ü r ü H a r e k e t i

C. Pissarro’nun “Balıkçı İskelesi ve Duquesne Havzası” Başlıklı Yapıtı, Sotheby’s, Mondeks ve Yapıtın Mirasçıları Arasında Dava Konusu Oldu.

23673C. Pissarro’nun “Balıkçı İskelesi ve Duquesne Havzası” Başlıklı Yapıtı, Sotheby’s, Mondeks ve Yapıtın Mirasçıları Arasında Dava Konusu Oldu.

Sotheby’s müzayede evi tarafından düzenlenen ‘Modern ve Çağdaş Sanat Yapıtları Müzayedesi’nde Camille Pissaro’nun “Balıkçı İskelesi ve Duquesne Havzası”(Darse de pêche et bassin Duquesne) başlıklı yapıtının satışı gerçekleştirilmişti.

1941 yılında Paris’i işgal eden Naziler tarafından Salomon Flavian’ın koleksiyonunu yağmalandığı düşünülen yapıt için düzenlenen müzayede, yapıtın mirasçıları ile, Sotheby’s’i ve 2. Dünya Savaşı’nda yağmalanan sanat yapıtlarının mirasçılara iadesi için kurulan Mondeks’i karşı karşıya getirdi.

25 Haziran 2026 tarihinde Londra’daki Sotheby’s müzayede evi tarafından düzenlenen Modern ve Çağdaş Sanat yapıtları Müzayedesi’nde Fransız izlenimci ressam Camille Pissarro’nun (1830 – 1903) 1902 tarihli “Balıkçı İskelesi ve Duquesne Havzası”(Darse de pêche et bassin Duquesne) başlıklı yapıtının satışı gerçekleşti. Müzayede evinin kataloğunda 1,500,000 – 2,500,000 arasında bir satış değeri biçilen tablo, açık arttırmada 1,2 milyon sterline alıcı buldu.

Müzayede kataloğunda yapıta ilişkin olarak, resmin 1930’lu yıllarda Flavian’ın mülkiyetinde bulunduğu ve 1947’de Fransız’da resmi olarak yayımlanan ‘Yağmaya Uğramış Sanat Yapıtları Dizini’nde (Répertoire des biens spoliés) kaydedilmiş olduğu ifadesi bulunuyor. Buna ek olarak, resmin ‘bugünkü sahibi ile Salomon Flavian’ın mirasçıları arasında varılan bir anlaşma uyarınca satışa sunulduğu’ bilgisine de açıklamada yer verilmişti.

C. Pissarro – “Balıkçı İskelesi ve Duquesne Havzası, Dieppe, Güneşli Bir Öğleden Sonra” (1902) Yağlıboya, 65.3 x 81.2

Ancak Flavian’ın bugün hayatta olan yedi mirasçısı, Paris’te bulunan savcılığa yaptıkları başvuru aracılığıyla Pissarro’ya ait tablonun satışının geriye dönük olarak iptal edilmesini isteminde bulundular. 18 Eylül’de yapılan duruşmada aile üyeleri, düzenlenen müzayedeye ilişkin olarak bilgilerinin olmadığını, satıştan dört ay sonra Mondeks Şirketi (Mondex Coorporation) tarafından kendilerine bir bildirim yapıldığını ve net satış fiyatının %8’inin şirket tarafından mirasçılar adına kabul edildiğine ilişkin ifadeye yer verildiğini, ayrıca sözleşmeyi imzalayan iki mirasçıdan %16’lık aracılık gideri isteminde bulunulduğunu belirttiler.

Ancak Sotheby’s yetkilisinin mahkemede yaptığı açıklamada, mirasçılar Gilles ve Nicolas Flavian, satış kapsamında tablo üzerindeki tüm haklarından feragat ettiklerine ilişkin belgeyi imzaladıklarını dolayısıyla, satış konusundaki rızanın Mondeks tarafından alındığının altı çizildi.

Ancak duruşmada diğer mirasçıları bu anlaşmanın yalnızca iki akraba tarafından imzalandığını ve kendilerine danışılmadığını yönünde ifade verdiler.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Yahudilere uygulanan şiddet olaylarında yağmalanan sanat yapıtlarının iadesi üzerine faaliyet gösteren Toronto merkezli Mondeks’in kurucusu James Palmer mahkemeye sunduğu ifadesinde “sanat eserinin ne satıcısı ne de alıcısı olduğunu, satışında aracılık da yapmadığı halde davaya dahil edildiği için haksız bir şekilde hedef alındığını belirtti.

Tablonun tarihi üzerine iki karşıt görüş

Dava sürecinde Mondeks Şirketi’nin avukatlığını üstlenen Melina Wolman, mahkemeye sunduğu savunmada, tabloya Naziler tarafından el koyulmadığını ve bir hata sonucu yağmalanmış eser olarak kaydedildiğinin Mondeks tarafından kabul görmekte olduğunu ifadesine yerdi. Wolman mahkemede, şirketin, Pissarro’nun tablosunun gerçekten yağmalanmış bir sanat yapıtı olduğuna inanmış olsaydı; davacılarla aynı safta yer alacağı ifadesinde bulundu.

Bu iddia ise temelini akademisyen Mary Kate Cleary tarafından yürütülen Nazi ordusuna bağlı Einsatzstab Reichsleiter Rosenberg’in (ERR) el koyduğu yapıtların adlarının yer aldığı listeler üzerinde gerçekleştirdiği araştırmasına dayandırıyor. Cleary, yaptığı çalışmada bu listelerde 1941’de el konulan Flavian koleksiyonuna ait 45 resim ve heykel bulunmasına karşın, Pissarro’nun tablosu bu listede bulunmadığı sonucuna varıyor. Ayrıca, Cleary, Paul Rosenberg’in 1939’da yayınlanan Pissarro eserleri kataloğundaki verilere ve arşiv notlara dayanarak, yapıtın gerçekte 1938’de ünlü İngiliz koleksiyoncu Edward Le Bas’a satılmış olabileceği belirtiyor.

Öte yandan bu iddiaya karşı sav, davacıların avukatı Corinne Hershkovitch tarafından dile getiriliyor. Hershkovitch, o dönem Nazilerle işbirliği yapan bazı sanat satıcılarının isteğiyle sanat yapıtlarının ERR listesinden silindiğini belirterek, Rosenberg’in tuttuğu notların, Flavian’ın 1935’ten beri eserin sahibi olduğundan bahsetmediği için bazı hatalar içermekte olduğunu öne sürüyor.

Ayrıca, avukat, Clearly’nin aksine Rosenberg’in kataloğunda bulunan “Darse de pêche et bassin Duquesne” adlı eserin, Le Bas tarafından satın alınan başka bir Pissarro’yla karıştırılmış olabileceğini öne sürerek, Cleary’nin, “Flavian’ın arşivleriyle karşılaştırma yapmadan” yalnızca Rosenberg’in arşivlerine dayalı bir araştırma yürütmekte olduğuna dikkat çekti.

Habere yer veren The Art Newspaper, Hershkovitch’in dile getirdiği bu iddiaya, Mary Kate Clearly tarafından henüz bir yanıt verilmediği belirtiliyor.

Tablo hakkında

Camille Pissarro, Dieppe’yi 1901 ve 1902 yıllarında olmak üzere iki kez ziyaret gerçekleştirdi. Özellikle Temmuz ayında gerçekleşen ikinci gelişinde, burada yaklaşık yedi hafta geçirdi ve bu süre içinde, yirmi bir liman manzarası resmetti. Bu yapıtların bazılar günümüzde müze koleksiyonlarında bulunuyor. Bu ziyaret sırasında ortaya çıkan Darse de pêche et bassin Duquesne, Dieppe, après-midi ensoleillée adlı eser, Pissarro’nun şehir görünümleri betimlerinin çoğunda görülebilen canlı dolu bir ortamı yansıtmaktadır.

Paris tablolarında olduğu üzere şehir yaşamının, bulvarlar gibi kalabalık mekanlarına ilgi duyan sanatçının bu eğilimi, Dieppe’yi konu alan tablolarında da görülmektedir. Sanatçı, tablosunda rıhtım gezinen insanları, yelken açmış ya da denize açılmaya hazırlanan tekneleri betimleterek, yaşamın canlı bir anını göstermektedir. Pissarro’nun kısa fırça darbeleri, canlı bir yaşamsal enerjiye sahip olan genel atmosferi daha da iyi bir biçimde aktarmaktadır.

(Kaynaklar: sothebys.com, theartnewspaper.com)

-->