Denizci Toplum

Yükleniyor...

Denizci Toplum

Denizci Toplum

T ü r k D e n i z c i l i k K ü l t ü r ü H a r e k e t i

“Kumsalda” Film Gösterimleri, Pera Müzesi’nde

Avrupa sinema sanatında kendisine farklı anlamlar yüklenenerek beyaz perdeye yansıtılan sahil, Pera Film gösterimlerinde “Kumsalda” başlığı altında bir dizi film gösteri ile izleyici karşısına çıkarıyor.

08 Haziran – 28 Temmuz 2018 tarihleri arasındaki bu etkinlik, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları enstitüsünün İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji sergisine koşut olarak düzenleniyor.

Sahilde Program

Programda yer verilen filmlere ilişkin ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

(Kaynak: peramuzesi.org.tr)

 

 

 

Perge’deki Titan Okeanos’un (Okyanus) Mozaiği Yüksek Güvenlik Sistemi İle Korunuyor

(Alıntılanan bu haber, arkeolojihaber.com’da Perge’deki Medusa ve Okeanus Mozaikleri, Özel İzinle Ziyaret Edilebiliyor başlığı ile yayınlanmıştır.)

Antalya’nın Perge Antik Kenti’nde lahit içinde hiç bozulmamış halde bulunan ‘Medusa’ ve ‘Okeanus’ mozaikleri, güvenlik ve özel kamera sistemleriyle korunuyor. İki eşsiz eser sadece özel izin ve uzmanlar eşliğinde ziyaret edilebiliyor ve her seferinde kapıları mühürleniyor.

Antalya’nın 18 kilometre doğusunda, Aksu ilçe sınırlarında bir zamanlar Pamfilya bölgesine başkentlik yapan Perge Antik Kenti, çok bilinmeyen iki eşsiz esere daha ev sahipliği yapıyor. Perge Antik Kenti’nin ‘Zenginler Mezarlığı’ olarak bilinen, onlarca lahdin çıkarıldığı Batı Nekropol alanında kendisine bakanları taşa çevirdiğine inanılan ‘Medusa’ ile ‘Okeanus’a ait iki mozaik bulundu.

Rengi, dokusu ve bozulmayan yapılarıyla Türkiye’de ilk olduğu değerlendirilen iki mozaik, bulundukları mezar odalarına yapılan demir kapılarla koruma altına alındı. Aynı zamanda Müze Müdürlüğü’nce bu alana, alarm sistemi de bulunan güvenlik kameraları yerleştirildi. Etrafı tel örgülerle kapatılan ve içeriye kazı ekibi ve Müze Müdürlüğü ekipleri dışında kimsenin alınmadığı alan, çok sayıda soygun girişimi nedeniyle sıkı korunuyor. Medusa ve Okeanus mozaikleri, özel korumalı alanda oldukları için sadece Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü veya Müze Müdürlüğü’nden alınacak özel izinle ziyaret edilebiliyor.

medusa 1

Perge’nin Batı Nekropol alanındaki bu iki eşsiz eserle ilgili bilgi veren Antalya Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürü Cemil Karabayram, 2003 yılında Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu başkanlığında yapılan kazılarda çıkartılan bu iki eserin, o tarihten beri çok güvenlikli ve titiz bir şekilde korunduğunu söyledi. Çünkü defalarca soyulmak istendiğini belirten Karabayram, “Bu iki eser günümüze kadar çok korunmuş bir şekilde gelmiş. Ancak mezarlar çok eski dönemlerde tacirler ve soyguncular tarafından soyulmuş. Günümüze de bu halleriyle gelmiş. Müze Müdürlüğü ekipleri de burada çok ciddi denetim yapıyor. Güvenlik güçleri sürekli devriye geziyor. Ayrıca özel bir kamera sistemi de kuruldu” dedi.

Bu iki eserin çok önemli olduğunu, 2018’in ‘Perge Yılı’ ilan edilmesiyle antik kentin simgeleri olabileceğini anlatan Karabayram, antik mezar odalarının yapı ve mimari konsept olarak bakıldığında günümüze kadar yüzde 90 korunmuş olarak geldiğini, mozaiklerin bulunduğu odalarda üzerlerinde çeşitli tasvirlerin bulunduğu lahitlerin de yer aldığını kaydetti. Nekropol alanındaki kazı çalışmalarının devam ettiğini de belirten Karabayram, iki mozaiğin ise kazıdan çıkmış haliyle tümüyle korunduğunu aktardı.

okeanos 2

Mezar odalarındaki mozaiklerden Medusa’nın mezara girecek kişilere karşı korkutma amacıyla yapıldığı, Okeanus’un ise denizler tanrıçası olduğunu anlatan Karabayram, bu iki eserin turizme açılması için de çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi. Şu an için mozaiklerin bulunduğu anıt mezarların sadece özel izin alınarak ve uzmanlar eşliğinde turist veya tur ziyaretlerine açılabildiğini belirten Cemil Karabayram, kazı çalışmaları tamamlandıktan ve gerekli önlemler alındıktan sonra alanın tamamıyla ziyarete açılacağını ifade etti. Karabayram, iki mezar odasının kapısının da mühürle kilitlendiğini ve her ziyaret öncesi bu mühürlerin Müze Müdürlüğü uzmanı tarafından açılıp, ziyaret bittikten sonra yine bu uzman eşliğinde mühürlendiğini anlattı.

okeanos 3

Medusa, Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişli, dişi canavar. Medusa’nın lanetlendikten sonra yılanlardan ok yaptığına, bakışları taşa çevirirken oklarının da hedefi yok ettiğine inanılırdı. Efsaneye göre Medusa yayı sağ eliyle tutarsa lanet getirir, sol eliyle tutarsa bakışları ile taşa çevirirdi.

Okeanos, Yunan mitolojisinde Uranus ile Gaia’nın ilk çocuğu ve ilk Titan. Tüm okyanusların kişileşmiş hali olan Okeanos, genelde kaslı bir adamın uzun sakallı ve boynuzlu yüzüyle simgelenirdi. Okeanos’un alt kısmı bir yılanı andırıyordu. Bugün kullanılan ‘Okyanus’ kelimesi buradan gelmektedir.

 

Deniz Yüzeyi Üzerinde Pedal Çevirerek Seyir Yapma Olanağı Sunan Bir Trimaran Tasarımı

Red Shark Bikes firması, bisiklet kullanıcılarının deniz, göl, nehir vbg. su yüzeyleri üzerinde pedal çevrime olanağı sunan trimaranları görücüye çıkardı.

Bu çarpıcı buluşun arkasında daha önce Volkswagen’in ve Tramontana gibi süper spor arabalarının tasarım sürecinde yer almış olan CEO ve endüstri ürünleri ürünleri tasarımcısı Josep Rubau’nun bulunuyor.

red shark 3

Red Shark bu trimaran modelini; macera modeli, eğlence modeli ve spor modeli olmak üzere üç seçenek ile piyasaya sürüyor.  Macera modeli ile özellikle performanslarını geliştirmek isteyen sporcular hedeflenirken; eğlence ve spor modelleri ile yeni yerleri keşfetmek ya da pedal çevirerek su yüzeyinde seyre çıkmayı amaçlayan kullanıcılar hedeflenmiş.

Bu trimaran dizisinin macera ve eğlence modellerinin konstrüksiyonu yüksek yoğunluklu polietilen gereç kullanılarak üretildiği belirtiliyor.

red shark 2

Her üç tasarım da katlanabilir konstrüksiyona, kaldırılabilir dümen palasına, tuzlu suda etkilenmeyen şafta, paslanmaz çelik gereç kullanılarak üretilmiş somut ve civatalara sahip.

 

(Kaynak: designboom.com, görseller: bikerumor.com, designboom.com)

Türkiye’nin Önemli Bir Kültür Girişimini Masaya Yatıran “Sualtı Kültür Mirasının Korunması” Yayınlandı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve UNESCO işbirliği ile başlatılan su altı kültür mirasının dalıcıların katkısıyla korunmasına yönelik eğitim programı ile Türkiye, dünya ülkeleri arasında bir ilk olarak önemli bir kültürel girişim başlatıyor.

8500 kilometrelik kıyı şeridiyle dünyanın en önemli kültürel miras değerlerini barındıran Türkiye, bu kültürel girişim ile önemli bir sorumluluğu yerine getiriyor. Bu çalışma ile sualtı kültür varlıkları koruma altına alınacağı gibi; aynı zamanda su altı envanteri de çıkarılmış olacak.

Burada önemli ayrıntılardan biri dalıcılık eğitimi alan adayların 2 yıldız düzeyine geçebilmeleri için sualtı kültür mirası programı eğitimi almak zorunda olmaları. Bu sayede dalıcılar, denizin altında karşılaştıkları eserleri 2863 sayılı yasa gereği 3 gün içerisinde ilgili kurumlara bildirmeleri gerektiği bilinci ile hareket edecekler.

Bu girişim, Türkiye’nin kültür ve denizcilik arasındaki birlikteliği kurması bakımında Denizci Toplum oluşturmanın önemli bir adımı olarak okunmalıdır.

Hakan Öniz’in yayına hazırladığı “Sualtı Kültür Mirasının Korunması” adlı kitaba Denizci Kitaplığı‘ndan ulaşabilirsiniz.

 

(Kaynak: hurriyet.com.tr)

Uzun Yol Kaptanı Faruk Üründül’ün “Uzak Denizler” Sergisi, Rahmi M. Koç Müzesi’nde

Kaptan Faruk Üründül’ün fotoğraflarından oluşan “Uzak Denizler” fotoğraf sergisi, Rahmi M. Koç Müzesi’nde açıldı.

2002-2008 yılları arasında dökme yük gemilerinde objektife yansıyan karelerin yer aldığı sergi; 6 aylık kontratlarla haftada 6 gün, günde 8-10 saat çalışan uzun yol denizcilerinin sıklıkla kesişen rotalarından birbirine benzer kaderlerine, balast tanklarından pruvada patlayan dalgalara kadar gözlerden uzak yaşamları deniz yüzüyle belgeliyor. Sergide; Panama Kanalı, Hindistan, Tayland, Tanzanya, Amerika, Hollanda ve Japonya limanlarında çekilen fotoğraflar da yer alıyor.

other seas handling wheat in cargo hold Zanzibari2

Üründül, “Gemiler 200 metreye varan boyları, 32 metrelik enleriyle neredeyse bir futbol sahasından daha fazla büyüklüğe sahiptir. Karadan baktığımızda bize büyük gelse de kış ortasında Kuzey Pasifik’in fırtınaları için pek bir anlam ifade etmez. Bu çalışma süresince fotoğrafçı olarak peşine düştüğüm kaygılara, denizcilerin pek de bilinmeyen hayatlarına tanıklık etmiş olmanın sorumluluğu ve bu insanlara duyduğum gönül borcu eklendi. Yine de ne bu çalışma, ne de bir başkası deniz insanlarına ve deniz yürekli insanlara duyduğum saygıyı ifade etmekte yeterli olamaz” diyor.

Uzak Denizler 4

Uzak Denizler 3

26 Nisan 2018 tarihinde açılan “Uzak Denizler” sergisi  11 Kasım 2018 tarihine kadar görülebilir.

(Kaynaklar: kulturlimited.com, sozcu.com.tr, denizticaretgazetesi.org)

 

Norveç Kraliyet Donanma Orkestrası, Bernstein’ın Doğumunun 100. Yılını Bir Konser İle Kutluyor

Norveç Kraliyet Donanma Orkestrası, Amerikalı besteci ve orkestra şefi Leonard Bernstein’ın doğumunun 100. yılını bir konser etkinliği ile Norveç Opera Ve Balesi’nde kutluyor.

Ses sanatçıları Eir Inderhaug ve Thomas Ruud, Donanma Orkestrasına bu programda eşlik edecekler. Tahmin edilebileceği üzere unutulmaz müzikal Batı Yakasının Hikayesi’nden ve Candide’den bölümler bu programda seslendirilecek; ancak özellikle bu performansta çok nadir dinleme olanağı bulunabilecek olan Bernstein’ın 1 no’lu Senfonisi’nin 2. bölümü olan Profanation’a yer verilecek.

Norveç Kraliyet Donanma Orkestrası ya da daha bilinen adı ile Donanma Orkestrası Norveç ordusu için profesyonel olarak müzik icra eden dört orkestradan biri. Horten’de konumlu bulunan orkestra, Norveç’te askeri kuvvetler ve halka yönelik çeşitli müzik etkinliklerinde yer alan orkestra; Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Rusya, Çin ve İspanya turuna çıkmış; ayrıca çeşitli defalar Afganistan’a giden orkestra, burada; hem yabancı hem de Norveç askeri birlikleri için konserler vermişti.

Uzun yıllar çok farklı müzik türünden önemli müzisyenlerle çalışan Donanma Orkestrası Kuzey Avrupa’nın önde gelen orkestralarının arasında gösteriliyor. Orkestra’nın Erik Bye ile gerçekleştirdiği ortak çalışma olan  I Dur og Brott adlı CD,  2003 yılında kendilerine Spellesman Ödülü kazandırdı.  2017 yılında YAM Ödülleri Donanma Orkestrasını, The Planets adlı çalışması ile En İyi Büyük Müzik Topluluğu olarak gösterdi.

İki saat sürecek olan etkinlik, Norveç Opera Ve Balesi programında 12 Ekim 2018 tarihinde tek bir etkinlik olarak yer alıyor.

(Kaynak: operaen.no, görsel: visitnorway.com)

 

 

Kurtarma Botu Elias’ın Yasa Dışı Bir Çeteye Karşı Verdiği Mücadeleyi Anlatan “Sevimli Tekneler” Beyazperdede

Yönetmenliğini Will Ashurst ve Simen Alsvik’in birlikte üstlendiği 2017 tarihli Norveç yapımı canlandırma “Sevimli Tekneler”, 08 Haziran tarihinde vizyona girdi.

Kurtarma botu Elias’ın yasa dışı bir operasyonu ortaya çıkarmaya çalışmasını anlatan canlandırmanın soluk kesici konusuna sinematürk internet sitesinde şu sözcüklerle yer verilmiş:

“Büyük bir fırtına sırasında Büyük Liman’dan çağrı alan genç kurtarma botu Elias, cesurca bir kurtarma operasyonu yapar ve başarısı karşısında kahraman ilan edilir.

Elias, Büyük Liman’da çalışmaya başlayabileceğini öğrendiğinde çok mutlu olur. Tüm arkadaşlarını geride bırakarak kendisine yeni bir hayat kuran Elias, Büyük Liman’ın sandığı kadar muhteşem bir yer olmadığını görür.

Elias, burada yerel bir çetenin yasa dışı bir maden çıkardığını keşfeder ve bu yasa dışı operasyonu ortaya çıkarmak ister.”

(Kaynaklar: ntv.com.tr, sinematurk.com)

“Justinianus Köprüsü”, Sapanca – Körfez Kanalının Liman Yapısı Olabilir

(Alıntılanan bu haber, ntv.com.tr’de  “UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne giren Justinianus Köprüsü’ne restorasyon projesi” başlığı ile yayınlanmıştır.)

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne giren Sakarya’nın Serdivan ilçesindeki Justinianus Köprüsü’nün restorasyon projesi başlatıldı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nce 23 yıl önce onarılan köprü taşıt trafiğine kapatılırken, 365 metre uzunluğunda 9 metre 85 santim genişliğindeki taş köprünün etrafı ışıklandırılıp, düzenlemeler yapılarak ziyarete açılacak. Restorasyon çalışması 29 milyon liraya mal olacak.

Serdivan Beşköprü Mahallesi’nde bulunan günümüzde ‘Beşköprü’ olarak bilinen Justinianus Köprüsü Bizans İmparatorluğu döneminin Anadolu’daki en görkemli eserlerinden biri. İmparator Justinianus tarafından yaptırılan ve bin 500 yıldır ayakta kalmayı başaran Justinianus Köprüsü 365 metre uzunluğunda, 9 metre 85 metre genişliğinde ve 12 kemer gözünden oluşuyor. Serdivan Belediyesi’nin hazırladığı raporla kısa süre önce UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan tarihi köprü için Karayolları Genel Müdürlüğü 29 milyon TL’lik restorasyon projesi hazırladı. 23 yıl önce Karayolları Genel Müdürlüğü’nce onarılarak taşıt trafiğine kapatılan köprüde yeniden yapılacak restorasyon çalışmaları 3 yıl sürecek. Proje kapsamında ilk kez köprü çevresinde arkeolojik kazı yapılacak. Yeniden yapılacak olan restorasyonla adeta yeniden dirilecek olan köprü, zifiri karanlıkta dahi görkemli bir şekilde gözükebilmesi için ışıklandırılacak. Restorasyon köprünün dört bir yanını saran yabani otların temizlenmesiyle başlandı.

Sırlar Perdesi Var

Hakkında birçok teori ve rivayet bulunan köprüde yapılacak olan kazının tarihi sırrı ortaya çıkaracağını belirten Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Serkan Yazıcı, “Justinianus Köprüsü halk adıyla Beşköprü, görmezden gelinen ve aslında değeri çok anlaşılmamış bir tarihi eser. Çevresinde yapılacak bir kazı çok önemli bir tarihi eseri gün yüzüne çıkartacaktır. Çünkü sırlar perdesi var Beşköprü’nün arkasında. Tarihi köprü Sakarya Nehri’nin tarih boyunca defalarca akış yönünü ve yatağını değiştirmesinden dolayı bize bugün kafa karıştırıcı birçok ipucu bırakmış olabilir” dedi.

justinianus

Kazılar Birçok Teoriyi Çürütebilir

Arkeoloji Uzmanı Sencer Şahin’in köprünün liman olabileceği teorisinin doğru olup olmadığının bu çalışmayla ortaya çıkacağını belirten Yazıcı, “Köprünün Sakarya Nehrine kadar giden 5 farklı köprüden bir tanesi olduğunu söylüyor. Dolayısıyla Justinianus’un bir köprü değil, yapılması planlanan bir Sapanca-Körfez kanalının limanı olduğu yönünde bir iddiası var. Bazı arkeolojik görüntüler de bunu destekliyor. Yapılacak kazılarda Justinianus’un köprü değil de liman olduğu ortaya çıkabilir. Buna katılmayan çok sayıda yerli yabancı bilim insanı da var. Dolayısıyla burada birbiriyle çarpışan o kadar teori var ki, yapılacak kazılar birçok teoriyi çürütebilir ve birçok meseleyi aydınlatabilir” diye konuştu.

(Görsel, haberturk.com‘da alıntılanmıştır.)

B.Kormakur’un Okyanusta Yaşanan Kasırga Felaketini Anlattığı “Sürükleniş” Filmi Vizyonda

Yönetmenliğini Baltasar Kormakur’un üstlendiği Senaryosunu Aaron Kandell, Jordan Kandell, David Branson Smith’in yazdığı “Sürükleniş”(Adrift) bu hafta vizyona giren filmler arasında.

Konusu gerçek bir öyküden uyarlanan film, okyanusa yelken açan iki sevgilinin yakalandıkları kasırga nedeniyle başlarından geçenleri konu alıyor.

Shailene Woodley, Sam Claflin, Jeffrey Thomas, Elizabeth Hawthorne, Grace Palmer’ın rol aldıkları 105 dk uzunluğundaki film, tanıştıktan kısa süre sonra birbirlerine aşık olan ve yaşamlarında iz bırakacak bir  maceraya doğru yelken açan iki insanı anlatıyor. Hevesli denizciler okyanusa açılırlar fakat yolculukları doğrudan, tarihte görülmüş en büyük kasırga felaketlerinden birine doğru olacaktır.

Kasırganın ardından kendine gelen Tami (Shailene Woodley), Richard’ın (Sam Claflin) ağır yaralandığını ve teknelerinin harabeye döndüğünü görür. Tami, kurtarılmak için hiçbir umudu olmadan, kendisini ve hayatı boyunca aşık olduğu tek adamı kurtarmak için gereken gücü ve kararlılığı kendinde bulmak zorundadır.

(Kaynak: beyazperde.com, sinematurk.com)

M. Ekrem İnözü’nün “Dünya Varmış 2” Kitabı Yayınlandı

Türk deniz gezgini M. Ekrem İnözü’nün teknesi “Anouk”la dünya denizlerindeki yolculuğunu anlattığı “Dünya Varmış 2” adlı kitabı yayınlandı.

Ekrem İnözü’nün Türk denizcilerinin düş gücüne ve denizcilik kültürümüze yaptığı  önemli bir katkı; Dünya Varmış adlı kitabıdır. Bu kitabın mavi rengin tonlarını taşıyan kapağındaki  rüzgarla dolmuş balon yelken ve uçsuz bucaksız ufuk çizgisi, denizcilerin düş gücünü kışkırtan bir ikon görsele dönüşmüştür.

Artık “Dünya Varmış” yazılmış tek bir  kitabın adı olmaktan öte, bir yaşam biçimin ve sürdürülen bir kültürün olduğunu 2. kitap ile ortaya koymuş oldu.

İnözü’nün yeni kitabı, Türk denizcilik kültür açısından önemli bir yapıt.

Ayrıntılı bilgiye denizcikitaplığı.com‘dan ulaşabilirsiniz.