Torpido U-235, 23 Ekim’de Belçika’da Gösterime Giriyor.
Yönetmenliğini Sven Huybrechts’in üstlendiği Torpido U-235, 23 Ekim 2019 tarihinde Belçika’da gösterime giriyor.
Yapım, Belçikalı direnişçilerin, Belçika Kongosu’ndan kaçırdıkları bir Alman denizaltısı ile; Manhattan Projesi için gerekli olan uranyumu, New York’a ulaştırmak için üstlendikleri tehlikeli gizli görevi konu alıyor.

Filmin adı olan U-235, 2. Dünya Savaşı’nda batan Alman U-235 denizaltısına gönderme yapmaktan çok Uranyum 235’in kısaltması olarak seçilmiş.
1945 yılında Hiroşimaya atılan “Küçük Oğlan” adı verilen atom bombasında kullanılan uranyumun % 80 oranının Kongo – Katanga’daki madenden sağlanarak Belçika hükümeti tarafından gizlice Roosevelt’e satıldığı anımsandığında filmin konusunun gerçek olaylara dayandığı söylenebilir.
1/1 ölçekte üretilen 240 ton ağırlığındaki denizaltı modeli, deniz yüzeyinde 5 knota kadar seyir yapabilmesine karşın suyun altına dalamıyor.
67 metre uzunluğunda ve 6.5 metre genişliğindeki 1/1 denizaltı modelinin çekimleri Malta’da gerçekleştirilirken; film için hazırlanan 50 metre boyundaki denizaltı iç mekanı, Belçika’da bulunan bir depo da baştan tamamen yeniden inşa edilmiş.
Filmde kullanılan özel efektlerin ise özel olarak hazırlanan bir havuzda gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Filmde tanınan flaman oyuncular; Koen De Bouw, Thure Riefenstein, Ella-June Henrard, Vic De Wachter, Robrecht Vanden Thoren, Sven De Ridder ve Bert Haelvoet rol alıyor.
Filmin müzikleri Hannes de Maeyer’e ait.
Torpido’nun (U-235) Belçika gösterim tarihi 23 Ekim 2019 olmakla birlikte uluslararası gösterim tarihi henüz belli değil.
(Kaynaklar: argunners.com, imdb.com , görsel: letterboxd.com )
TİNA Denizcilik Arkeolojisi Dergisi’nin 11. Sayısı Yayımlandı.
Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı (TİNA) tarafından yayınlanan Denizcilik Arkeolojisi Dergisi‘nin 11. sayısı yayımlandı.
Dünyada üzerinde çok sayıda çalışmalar yapılan deniz jeoarkeolojisi konusunda, Türkiye kıyılarında da son yıllarda kapsamlı araştırmalar yürütülmektedir. Bu sayıyla Türkiye’de ilk kez bir dergide uzman araştırmacılar tarafından yazılmış jeoarkeolojiye ilişkin makaleler bir araya getirilerek; deniz jeoarkeolojisi üzerine farklı bilim dallarının çalışmalarına yer veriliyor.
Arkeoloji ve yerbilimlerini metodolojik ve teorik açıdan bir araya getiren çok disiplinli araştırma sonuçları ve tartışmalara yer verilerek; sualtında kalmış Antik Dönem kıyı ve liman yerleşimleri; ayrıca deniz seviyesi değişimlerinin bu yerleşimlere etkileri tartışılıyor.
Derginin 11. sayısında yer verilen başlıklar ve makaleler:
Makaleler:
-Türkiye’nin Batı ve Güney Kıyılarındaki Antik Yerleşmelerin Paleocoğrafya ve Jeoarkeolojik Özellikleri – Ertuğ Öner, Serdar Vardar, Aylin Karadaş, Rıfat İlhan
-Halikarnassos Limanı’nın Jeoarkeolojik Araştırması – Harun Özdaş, Nilhan Kızıldağ
-Patara Liman Koyu Araştırmaları: Genel Bir Bakış – Mustafa Koçak
Notlar:
-Avrupa’nın En Büyük Vakumlu Dondurarak Kurutma Cihazı İstanbul Üniversitesi Yenikapı Batıkları Projesi’nde Kullanılmaya Başlandı – Namık Kılıç
Haberler:
-Tarihi Denizcilik Haritaları ve Akdeniz Sergisi 1 – 14 Nisan 2019 – Ali Rıza İşipek
-TINA Vakfı – İÜ Yenikapı Batıkları Projesi Buluşması – Işıl Özsait Kocabaş
-Sualtı Kültür Mirasının Korunması Programı: TSSF’den CMAS’a
Uluslararası Bir Açılım – Hakan Öniz
-Fenike Gemileri Canlandırma Projesi – Mualla Erkut
-Unesco Paris Genel Merkezi’nde Sualtı Arkeolojisi Programı – Ceyda Öztosun
Dergiye buradan ulaşabilirsiniz:
Milli Denizaltı (MİLDEN) Projesi Başlatıldı
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın Havadan Bağımsız Tahrik Sistemli denizaltılarında ikinci aşamayı oluşturan Milli Denizaltı (MİLDEN) projesi resmen başladı.
MİLDEN Projesi’nin MİLGEM Projesi’nde de olduğu gibi Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı Dizayn Proje Ofisi (DPO) tarafından yönlendirilmesi bekleniyor.
Milli Denizaltıya yönelik tasarım faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından inşa için planlama dönemine geçilecek. İlk denizaltının 2040’a doğru tamamlanması bekleniyor.
Bu denizaltının tasarlanması ve inşasında Almanya’dan elde edilen teknoloji ve bilgi paketinden yararlanılacak. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Alman ThyssenKrupp Marine Systems firması arasında 22 Haziran 2011 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren U-214 AIP tipi altı adet Reis Sınıfı Denizaltı’nın Gölcük Tersane Komutanlığı’na inşa edilmesi karara bağlanmıştı.
Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında halihazırda inşa faaliyetleri devam eden ilk denizaltı 2022 yılında, son denizaltı ise 2027 yılında Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecek.
(Kaynaklar: c4defence.com, denizhaber.net, görsel: savunmasanayist.com)
“Son Süngerci” Belgeseli, Foça Film Günleri’nde
Aksona Mehmet’in yaşamını konu alan “Son Süngerci” belgeseli, Foça Film Günleri etkinliğinde izleyici karşısında olacak.
Bu yıl ikincisi düzenlenen Foça Film Günleri uluslararası etkinlik olarak özellikle arkeolojik ve kültürel miras ile ilgili belgesel yapımlara yer veriyor. 2019 gösterim programı içinde yapımcılığını Savaş Karakaş, yönetmenliğini Sibel Göloğlu’nun yaptığı, 2012 tarihli “Son Süngerci” belgeseli yer alıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla Bodrum Yarımadası ile Kos ve Kalimnos adalarında yapılan 15 günlük çekimler sonunda hazırlanan belgesel, geçmişi 1700 yıl öncesine dayanan süngercilik mesleğinin yaşayan efsanesi olarak bilinen ‘Aksona Mehmet’ lakaplı, Mehmet Baş’ın yaşamını anlatıyor.
Belgesel 18 Ekim 2019 tarihinde görülebilir.
(Kaynaklar: focafilmgunleri.org, haberler.com)
Assos Antik Kenti’nde 2.300 Yıl Öncesine Ait Balık Tabakları Ve Olta Kancası Bulundu
Antik Çağ’ın en önemli liman kentlerinden Assos’ta 2.300 yıllık üç adet balık tabağı ile aynı dönemlere ait olduğu düşünülen olta kancası bulundu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, Assos’un Ege Denizi kıyısında bir liman kenti olması dolayısıyla antik dönemde temel besinler arasında balıkçılığın önemli yer tuttuğunu belirtti.
Antik kentte ilk çalışmayı ABD’li arkeologların 1800’lü yıllarda gerçekleştirdiğini ve Assos limanında balık avcılığına ait izler bulduğunu aktaran Arslan, şöyle devam etti:
“Sözü edilen balık tabakları, Helenistik dönemde yaygın olarak kullanılmış. Sonraki dönemlerde pek görülmüyor ancak olta dediğimiz balık avlamada kullanılan kancalar ise Bizans dönemine ait kesintisiz olarak aynı tipte varlıklarını devam ettiriyor. Bugün modern çağda kullandığımız oltalarla biçim olarak tamamen aynı. Milattan önce 5’inci yüzyıldan başlayıp Bizans dönemine kadar olan tabakalarda bu oltalara rastlıyoruz.“

aa.com.tr
Balıkların avlandıktan sonra tuzlanıp, amfora olarak bilinen saklama kaplarında, diğer kentlere gönderildiğini dile getiren Arslan, “Ancak tabii Assos’un bu balıkları ihraç ettiği konusunda elimizde bir kanıt yok. Tabaklar günümüzden 2300 yıl öncesine ait, oltanın da yine aynı dönemlere ait olduğunu söyleyebiliriz. Bulunduğu yere göre söylüyoruz çünkü olta biçim olarak uzun bir sürece sahip. O yüzden bulunduğu tabakaya göre tarihini verebiliriz ama balık tabaklarının Helenistik Çağ’dan sonra pek görülmeyen bir kap grubu olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

aa.com.tr
Arslan, kazılarda bulunan, pişmiş topraktan yapılmış balık tabakları ile ilgili olarak; bu tabakların, balık yemede kullanılan, ortalarında çukurluklar olan yayvan kaplar olduğunu ifade etti. Antik dönemde balıkların, ızgara yapılarak tüketildiği bilgisini veren Arslan, “Herhalde suyunun bu hazneye birikerek balığın yumuşamasını önlemek amacıyla böyle bir formül geliştirildiğini söyleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
(Kaynak: aa.com.tr)
TSSF Tarafından Düzenlenen “Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası” Kaş’ta Gerçekleştirilecek
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) tarafından düzenlenen “Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası”, 17-19 Ekim 2019 tarihleri arasında Antalya’nın Kaş ilçesinde gerçekleştirilecek. Şampiyonanın tema kategorisi bu yıl deniz tavşanları olarak belirlendi.
15 spor kulübünden 30 yarışmacı, dalış eşleriyle birlikte toplam 60 katılımcı, 4 dalış gerçekleştirerek farklı disiplinlerde en iyi sualtı görüntülerini çekmek için yarışacak.
Kanyon, Hidayet Koyu, Heybeli Ada ve Güvercin Ada bölgelerindeki dalışlarda; “Balık”, “Makro”, “Konulu makro”, “Geniş açı” ve “Modelli geniş açı” disiplinlerinde elde edilecek sualtı görüntüleri, fotoğraf jürisi tarafından, video kategorisindeki çekimler ise oluşturulan video jürisi tarafından değerlendirilecek.
19 Ekim’de yapacağı değerlendirme sonrasında video ve fotoğraf kategorisinde madalya kazananların duyurusu yapılarak, katılımcılar ödüllerini aynı gün içinde düzenlenecek törenle alacaklar.
(Kaynak: tssf.gov.tr)
“The Bodrum Cup” Kapsamındaki Etkinliklerde, Türk Yontu Sanatının Büyük Adlarından İlhan Koman’a Ve Teknesi Hulda’ya Yer Veriliyor
21-26 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Bodrum Kupası’nda (The Bodrum Cup) İlhan Koman da anılacak.
Yarışın rotası, 22. Ekim tarihinde Bodrum, 23 Ekim Bodrum-Kissebükü, 24 Ekim Kissebükü, 25 Ekim Kissebükü-Gümüşlük, 26 Ekim Gümüşlük- Yalıkavak olarak ilan edildi.
Yarış programı içinde düzenlenecek olan etkinliklerde Türk yontu sanatçılarından İlhan Koman, yapıtları ve teknesi Hulda konu alınacak.
22-26 Ekim tarihleri arasında Koman’ın içinde yaşadığı ve bir yontu işliği olarak kullandığı Hulda teknesinde “İlhan Koman Yüzen Sergi” etkinliği düzenlenecek.
22 Ekim tarihinde ise Mimar Nevzat Sayın tarafından “Zarif Bir Viking” başlıklı konuşması ile İlhan Koman ele alınacak.

(Kaynak: bodrumcup.com)
Yönetmenliğini M. Goi’nin Yaptığı Korku Filmi, “Mary” Adlı Yelkenli Teknede Yaşanan Doğaüstü Olayları Konu Alıyor
Michael Goi’nin yönetmenliğini üstlendiği korku filmi “Mary”‘nin senaryosu, Anthony Jaswinki’ye ait. Başrolünü Gary Oldman ve Emily Mortimer’ın paylaştığı yapım, bir ailenin yelkenli teknede yaşadıkları korkunç olayları konu alıyor.
Bir şirket adına kaptan olarak çalışmakta olan David (Gary Oldman), bağımsız bir iş kurarak ailesi için daha iyi bir gelecek kurabileceğini düşünerek Mary adını taşıyan bir tekneyi açık arttırmada satın alır. Kötü durumdaki tekneye yapılan bu yatırıma başlangıçta Kaptan David‘in eşi Sarah (Emily Mortimer) karşı çıkmasına rağmen; ikna olur ve yapılan yenilemenin ardından aile olarak seyir yapmak amacıyla denize açılırlar.

Kuzey Atlantik Okyanusunda gerçekleştirilen seyirin ilerleyen günlerinde Mary‘nin daha önceki sahiplerinin de, David ve ailesinin izlediği rotayı izledikleri ve tüm mürettabatın esrarengiz biçimde ortadan kaybolduğu ortaya çıkacaktır. Tüm bu olayları öğrenmesine karşın David yaptığı yatırımın büyüklüğü, marinadaki önceki işinin sıkıntılarından bıkmış olması ve geleceğe yönelik hayalleri nedeniyle bu durumu kabullenmek istemeyecektir.
Ancak, geçmişte Mary‘de yaşanan karanlık olayları doğrular biçimde, denizde geçip giden her gün tüm mürettabat, teknede oluşan doğaüstü olayların baskısını daha fazla hissetmeye başlayacak ve gelişen korkunç olaylar, aile üyelerinin kötü bir ruh karşısında yaşama tutunma mücadelesine dönüşecektir.
Türkiye’deki gösterim tarihi belli olmayan Mary, 11 Ekim 2019 tarihinde Amerika’da gösterime giriyor.
Yapımın Künyesi:
Yönetmen: Micheal Goi
Senaryo: Anthony Jaswinski
Oyuncular:
–Gary Oldman (Kaptan David)
–Emily Mortimer (Sarah)
–Stefanie Scott (Lindsey)
–Chloe Perrin (Mary)
–Owen Teague (Tommy)
–Manuel Garcia-Rulfo (Mike)
–Jennifer Esposito (Dedektif Clarkson)
Süre: 1 sa 24 dk
(Kaynaklar: beyazperde.com, imdb.com, slashfilm.com, sinemalar.com)
ROİSDER, Adalarda Yunanistan Tarafından Yok Edilmeye Çalışılan Türk Mimari Yapıtları Üzerine Bir Sempozyum Düzenliyor.
Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROİSDER), Yaşar Üniversitesi’nin desteğiyle; İzmir’de 10 – 11 Ekim 2019 tarihleri arasında “Uluslararası Rodos ve İstanköy Türk Vakıfları Sempozyumu” düzenliyor.
ROİSDER’den yapılan açıklamaya göre, düzenlenen sempozyumun temel amacı; Türk – Müslüman Vakıfları mallarının haraç – mezat satışları ile zamanın tahribatına bırakılan ve giderek yok edilen Osmanlı – Türk mimari yapıtları konularında ulusal ve uluslararası farkındalık yaratmak olduğu belirtildi.
Bu önemli gerçeğin altını çizen ROİSDER Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, “İstanköy ve Rodos Türk-Müslüman Vakıf mallarının elden çıkarılması ve Türklere ait kültürel eserlerin zamanın tahribatına bırakılarak yok edilmesinin ardındaki gerçek, ada Türklerinin geçmişle bağını kopararak asimilasyonu hızlandırmaktır.” dedi

Adalarda yaşayan Türklerine duruma ilişkin olarak Kaymakçı, “Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türkler, bugün yok olma noktasına gelmiştir. Yunanistan’ın asimilasyon politikasına ‘dur’ denmediği takdirde, kısa bir süre sonrasında Rodos ve İstanköy Türklerinden söz etmek olası olmayacaktır. ‘Özgürlük, eşitlik ve adalet’ tüm insanlık için evrensel değerleri ifade eden kavramlardır. Bu çerçevede Rodos ve İstanköy Türklüğünün ana dillerini öğrenme ve kullanma, ibadet özgürlüğü gibi sosyal ve kültürel hayatın başat değerlerini korumak ve sürdürmek gayretlerini evrensel ve temel bir insanlık hakkı olduğunu vurgulamak isterim.” tespitini yaptı.
Yunanistan’ın yaptıklarının kendi anayasasına ve Avrupa Birliği (AB) yasalarına aykırı olduğunu kaydeden Kaymakçı, “Yunanistan Anayasası, diğer kültürel kimliklerin korunması ve geliştirilmesi konusunda Yunan devletine yükümlülükler sağlıyor. Ama maalesef bu uygulanmıyor.” dedi.
Sempozyumda; “Vakıf Kültürü”, “Uluslararası Hukukta Vakıf Statüsü”, “Rodos ve İstanköy Türk Vakıflarının Dünü” ve “Türk-Yunan İlişkileri” konularında yabancı ve Türk akademisyenlerince 19 adet bildiri sunulacak.
(Kaynaklar: qha.com.tr, timeturk.com, aa.com.tr)
Koreli Yönetmen Kim Ki-Duk’un “Ağ” Adlı Filmi 7. Boğaziçi Film Festivali’nde
Koreli yönetmen Kim Ki-Duk’un “Ağ” adlı filmi 7. Boğaziçi Film Festivali programında yer alıyor.
Kim Ki-duk’un en siyasi filmlerinden biri olan Ağ (2016), Kore yarımadasının bölünmesine gerçekçi ve dolaysız bir bakışla ele alıyor. Film, Güney Kore sınırındaki bir ırmağın kenarındaki küçük bir kasabada yaşayan, Kuzey Koreli balıkçı Nam Chul-woo‘nun içine düştüğü siyasal ve insani zorlukları merkezine alıyor.

Nam Chul-woo (Ryoo Seung-bum), iki ülkeyi ayıran sınırda balık avlamaktadır. Sınırı gözetim altında tutan muhafızlar da Nam‘ı tanıdıkları için güneye kaçmayacağından emindirler.
Teknesinin motoru bozulunca teknenin kontrolünü yitirir ve Güney Kore sularına sürüklenmekten kurtulamaz. Nam, casus sanılarak gözaltına alınır. Burada insanlık dışı davranışlarla karşılaşır.
Sert geçen sorgu ve ikna sürecinin ardından balıkçı, Kuzey Kore’ye iade edilir. Ancak burada da yaşamı eskisi gibi olmayacak, zorluklarla karşılaşacak ve iki ideoloji arasında kapana kısılacaktır.
Yönetmenliği ve Senaryosu Kim Ki-Duk tarafından üstlenilen filmin yapımcısı, Kim Soon-Mo. Film de yer alan oyuncular, Ryoo Seung-Bum, Lee Won-Geun, Kim Young-Min, Choi Gwi-Hwa, Jo Jae-Ryong
Ağ, 18 Ekim 2019 tarihinde saat 12.00’de Beyoğlu Sineması’nda izlenebilir.
(Kaynaklar: bogazicifilmfestivali.com, sinemalar.com, beyazperde.com)