Denizci Toplum

Yükleniyor...

Denizci Toplum

Denizci Toplum

T ü r k D e n i z c i l i k K ü l t ü r ü H a r e k e t i

Thompson’un “Temenos: İç Deniz” Başlıklı Sergisi İçsel Yolculuğu, İstanbul’daki Su Mimarisi ve Marmara Denizi Üzerinden Yeniden Okuyor.

23272Thompson’un “Temenos: İç Deniz” Başlıklı Sergisi İçsel Yolculuğu, İstanbul’daki Su Mimarisi ve Marmara Denizi Üzerinden Yeniden Okuyor.

Margaret R. Thompson’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Temenos: İç Deniz”, Zeyrek Çinili Hamam’ın sarnıcında düzenleniyor.

Küratörlüğünü Anlam de Coster’in gerçekleştirdiği sergide sanatçı, Antik temenos mimarisi üzerinden okuduğu kabuktan öze uzanan tinsel yolculuğu, İstanbul’a özgü su mimarisi olan sarnıçlar ve Marmara Denizi üzerinden yeniden kuruyor.

Sergi, kuramsal çerçevesini Antik Yunan dininde ve mimarisinde kullanılan temenos kavramının içsel anlamına dayandırıyor. Dünyevi yaşam ile kutsalın ara kesitinde bulunan temenos, aynı zamanda iki dünya arasında bir geçişe olanak veren fiziksel bir mekan olarak, bir tanrıya adanmış bir tapınak arazisi, orman ya da pınar biçiminde somutlaşıyor. Dolayısıyla antik toplum yapısının önemli bir öğesi olarak, hem bir mabet hem de toplumun kıyısında yaşayanlar için bir sığınak işlevi görüyor.

Serginin gerçekleştirildiği Çinili Hamam’ın mekanı da sanatçının okumasıyla bir temenos’un içsel anlamını taşıyor. Tarihsel olarak hamamlar, su ile arınmanın gerçekleştirildiği mekanlar olarak, bedenin ve zihnin yenilendiği ve dönüşüme açıldığı bir heterotopya olarak çalışıyor. Hamam yapısının alt kotunda yer alan sarnıç ise, sanatçı tarafından yapının adeta yeraltına açılan kapı olarak, bir “iç deniz” olarak düşünülüyor. Sarnıca doğru aşağı iniş kavramını ele alan Thompson, bunu bir yolculuk olarak niteleyerek, odaklanmayı içe yönelten ve derinliğe doğru ilerleyen bilinçli bir hareket olarak öneriyor. Bedensel, ruhsal ve mekânsal olan bu deniz, su kürenin bir parçası olması kadar içsel bir nitelik taşıyor.

İstanbul’a gelen sanatçı için, ilk defa gözlemlediği Marmara Denizi de benzer bir içselliği taşıyor. Antik çağda “denizden önce gelen deniz” anlamında gelen Propontis sözcüğü ile adlandırılan bu iç deniz de sahip olduğu bu benzersiz durum nedeniyle, sanatçı tarafından dünyalar arasında bir geçit olarak okunuyor. Dolaysıyla, Marmara Denizi gibi hem mimari bir mekan olarak sarnıç hem de sergi görünenin ardında özdeksel, kültürel ve psikolojik bir bellek taşıyıcılığı gerçekleştiriyor.

Thompson’un sergi için yarattığı yapıtlardaki düzenlemeler, çoğunlukla resim yüzeyine egemen olan bir aks çevresinde biçimleniyor ve bu, merkezde adeta omurga gibi okunabilen bir kanal olarak beliriyor. Resimlerdeki kap biçimli formlar, spiraller ve girdaplar çözülme ve yeniden doğuşu düşündürüyor. Zaman zaman eserlerin katmanlı yüzeylerinde kanatlı kimeralar, botanik formlar, deniz kabukları, fosiller ve gök cisimleri beliriyor. Mitolojik varlıklar birer hikâye anlatım aracı olarak değil, temenos sınırlarının koruyucuları olarak konumlanıyor.

Sanatçının yapıtlarında kullanıldığı malzeme dağarcığını; İstanbul’dan temin edilen yağlar, baharatlar, sular ve ipeklerle; farklı coğrafyalardan topladığı doğal pigmentler ve toprak oluşturuyor.

“Temenos: İç Deniz” başlıklı sergi, Zeyrek Çinili Hamam’da 30.08.2026 tarihine kadar görülebilecek.

(Kaynak: zeyrekcinilihamam.com)

-->