Kuratörlüğünü Necmi Sönmez’in yaptığı; Ağaç, Gölge, Deniz, Ay sergisi, neredeyse tamamı dijital tekniklerle üretilmiş çağdaş sanat eserlerini Perili Köşk’ün farklı katlarında bir araya getiriyor.

Serginin çıkış noktasını, Oktay Rıfat’ın ilk şiir kitabında yer alan “Bir Şehri Bırakmak” adlı şiiri oluşturuyor:

“Ağaca söyle
Gölgesini getirsin bana yolluk
Sokağı ve denizi isterim pencereden
Senden çörek isterim
Ay biçiminde”

Sanatçılara verilen özel siparişlerle üretilen çalışmalar ve daha önce düzenlenen geçici sergilerden, gerçekleştirilen alımlarla ortaya çıkan koleksiyon,  dijital teknolojiler kullanılarak üretilmiş olan video heykellerini, üç boyutlu projeksiyonları, neon çalışmalarını, fotoğrafları, ışık yerleştirmelerini sanat izleyicilerinin karşısına çıkarıyor.

Çok sayıda sanatçısının çalışmasının yer aldığı bu koleksiyon içinde özellikle U-Ram Choe, Allard van Hoorn’un çalışmaları deniz ve ilişikli kavramlara yönelik içerikleri ile dikkat çekici :

U-Ram Choe’nin çalışması, Uzak Doğu masallarında sıkça anlatılan uçan balık imgesini yorumlayan kinetik bir heykel. Boğaziçi dalgaları gibi sürekli hareketliliğin ön plana çıktığı dijital heykel, tamamı sanatçı tarafından tasarlanmış olan küçük motorların yardımıyla bir balığın yüzüşünü taklit ediyor.

Allard van Hoorn’un kulaklıklar yardımıyla dinlenebilecek olan ses yerleştirmesi de Boğaziçi’ne gönderme yapıyor. Perili Köşk’ün denize yakın olan kısmında su altına yerleştirmiş olduğu alıcılar yardımıyla, her büyük geminin arkasında bıraktığı ses ve dalga basıncını ölçen sanatçı, bunu daha sonra Borusan Contemporary’nin tüm katlarına yayılan çalışmasında kullanarak etkileyici bir “mekana özgülük” oluşturmaktadır.

Teras katta yer alan Allard van Hoorn’un yerleştirmesi, Boğaziçi’nin duyusal bir parçası olan ve yüzyıllar boyunca bir sembole dönüşen dalgaların seslerini yorumluyor.

Sergi, 18 Şubat 2018 tarihinde sona erecek.

(Kaynak: borusancontemporary.com)